centaflexve islam savasları39
evet güzel bilgileri yazan centaflex diyorki 'K^ser’den gaye, Resûlullah efendimizin (s.a.v.) tonınları ve onlardan gelecek olan zürriyetinin çokluğu ve kıyamete kadar sabit ka-laca^ıdır!" şeklinde yorumlamışlardır.Buna göre, Kevser Sûresi’nin birinci ayetinin ifade ettiği anlam judur:Şanı \iicc olan Ulu Allah büyüklüğü ve yüceliği ile “Ey Muhaın-nied, kıyamete kadar sana ve zürriyetine devam ve çok evlâd ihsan ettik!" diye buyurmakla sevgili peygamberimize ihsanını, nimetini (vfelnııbildirdi.0 kutsal soydan olan kimselerin bulundukları şehirlerde, mahal-lelerdeNvederde bulunanların hemen hemen hepsi birçok dertlerden, elem ve üzüntülerden, afetlerden ve belâlardan korunup emniyette olurlar. Böylece Allah’ın keremine, lütfuna Resûlullah efendimizin nirrireti hürmetine mazhar olurlar.
Bundan dolayı seyyid olanlar sey^idliklerine alâmet olarak başlarına yeşil sarık sararlar. Yahut seyyidliklerini belirleyecek başka
riyctinclen!" diyerek saygı ve sevgi gösterenler o kiniş,. soyundan olmasa bile, “Sevgili peygamberimi/in ^ürriyç*^\^ di)-eıek Resûlullah efendimize (s.a.v.) hürmet ve için Yüce Allah'ın lütuflarma ereceği hiç ijiıphesizdir.»-.Allahümmc salli ala Mııhammedini-n nebiy çilli ünımclıatu-l ıniminine ve zürriyeti. Ve ehli heyv,ı^j^» scileyte ala seyyidina İbrahime inneke hamidün tnı^
(Allah’ını! ILfendimiz İbrahim’e salât ettiğin gibi Efen,jj Mulıammed’e, Müminlerin anneleri olan zevcelerine, zürriyeti,^''' Ehl-i beytine de selâm eyle. Şüphesiz sen methedilmeyelâyıV-' met ve şeref
Hz. Ali (r.a.) Mısır valisi olarak atadığı Malik bin El-Harisi cl-j.\tcre bir genelge göndererek bazı tavsiyelerde bulundu. Günümüz ıılatecilcrine de hitap eden bu tavsiyeleri Arapçadan dilimize ilk çeviren. Milli
Bunlara u)-ulmayınca asla saadet yüzü görülmez. Bunlara uygun javranan da asla hüsrana uğramaz. Bununla beraber şu hususlara dikkat etmenizi tavsiye ederim.
1.Elinle, dilinle ve kalbinle Allah’ın dinine yardım et, tâ ki Allah da sana yardım etsin.
2.Şehvetlere daldıkça nefsini dizginlemeye bak çünkü yüce Al-ih 'Nefis daima kötülüğü emreder!” buyurmaktadır.
3.Kalbinin salih olup olmadığı ancak Allah’ın kendi kalbinin di-jıden söylettiği sözlerle anlaşılır. Heveslerine hâkim ol! Sana helâl İmai'an şeylere karşı nefsi tutmak onun hakkında adaletin ta ken-isidir
4.Halk için kalbinde sevgi ve merhamet duygulan ile lütuf me-Ueri besle. Sakın biçarelerin başına kendini yutmaya ganimet bilen
hoşg()r\inü bol bol ver.
5. Sakın affettiksin için pişman olma! Sakın ce/4,lj,„ sevinme! Sakınma imkânı N'arken hiçbiı4)adimyealılnia'^Jj\ “Ben tam kudret sahibiyim, emrederini k ederler!” deme.
Çünkü böyle davranış, kalbin fesadı, dinin /ayıflania^, yaklaşması ile sonuçlanır. Seni murakabe eden Allah’ın tini düşün. Fâtır-ı Zülcelâl her zorbayı zelil, her kibirlenenilia^^^^
6.Allah’a ve Allah’ın kullarına karşı adâletten aynima mazsan zulmetmiş olursun. Mazlumun davacısı bizzat All^^ lah birinin hasını oldu mu artık onun tutunacak hiçbir dalı y'! ''
7.Öyle bir yol takip et ki, hak hususunda en ortası, adâlejL'' rıyla en yaygım olsun ve halkın çoğunun da rızasını saglas,^ toplumun hoşnutsuzluğu karşısında şahısların rızası hükümsü^^* lir. Şahısların öfkesi e toplum içinde erir gider.
8.İdareci için halkı içerisinde kendisine en ağır gelen kitt^ günlerde yükü ağır basan, kara günlerinde yardımı az dokuJ adaletten hoşlanmayan, istemekten utanmayan, verilince şükür meyen, verilmezse mazeret anlamayan, felakete sabırsız olan lumun ileri gelenleridir. Hâlbuki İslâm’ın esasını meydana geiij^ Müslümanların kıymet ölçüsü toplumun çoğunluğu olduğu gibi, nin ve dünyanın kuvvetinde toplumda düşmana karşı savaşacakıj, ancak toplumun çoğunluğudur. Onun için samimiyetin ve nıeyiınüj. ima topluma dönük bulunmalı ve onların refahına dikkat etmelisjr;
9.İnsanların sana gizli kalan ayıplarını araştırma! Böylelerır,, de yanma yanaştırma. Senin vazifen sana ulaşanı düzeltmekten ibj. rettir. Bilmediklerin hakkındaki hükmü ise Allah verir. Sen aynpön ki Allah da senin ayıbım örtsün.
10.İnsanlar hakkında bütün kin ve nefret düğümlerini çöz. İnij. kam iplerini kes. Sence açıklık kazanmayan şeylerin tümü hakkindj anlamamış gözük. Şunu bunu gammazlayanın sözüne sakın kanma. Gammaz ne kadar saf gözükse de hilekârdır.
11.Sakın cimriyi, korkağı ve hırslıyı danışma meclisine alına! Müşavirlerin en kötüsü senden evvel şerlilerle işbirliği yapmış ve onların suçlarına ortak olmuş kimselerdir. Böyleler katiyen senin mahremin olmamalıdır. Çünkü bunlar canilerin yardımcıları ve zalimlerin dostlarıdır.
,2. Müşavir (hIineceklerin hiçbir /nlime zulmünde yardım et
/İlvir. rey vc tedhirsahibi kişileıdir. Bunların içinde en lâyı^Jı, sana , jjU’rçekleri her şeyden önce söyleyen, yanlışlarda seni ika/ eden yfljjcılık )-apmaynndır. Bir dc kanaatkar ve sfıdık olanları sırdaş 'İİIİ alkışlamazlarsa bunu hoşça karşıla. Alkışa ve övgüye ınü-^j,,aha insanı kibre ^-aklaştırır.
13.Sakın insanların iyisi ile kötüsü senin yanında bir olmasın, ^plnn hoşgönnen iyileri iyiliğinden .soğutur, kötülere de cesaret verir.
14.Idaa’ci ile halk arasında karşılıklı güven ve iyi niyete davet jeiı ŞO’ idarecinin hizmeti, yüklerini hafifletmesi ve adaletle hük-*,otnu‘Sİdir.
(5. Halk arasında iyi niyetin yetişmesini sağla! İyi muamelenin rsılifii gihvn. kötü muamelenin karşılığı düşmanlıktır.
16.Toplumun benimsediği ve halkın iyi bir şekilde tatbik ettiği .J^.ti Silkin kaldırayım deme! Bu güzel âdetin faydası âdeti koyana, jj.|vili de bu âdeti kaldıranadır.
17.Haima âlimler ve ariflere danışarak iş yap.
18.Toplumda çeşitli kesimler vardır. Bunların her birine karşı ^ffvvi‘\'azifeler\’ardır. Bunlar çiftçiler, tüccarlar, askerler, hâkimler, ||,[ı<ildarlar, sanatkârlar, yoksullar vs. Bunların
lıer birine ihtiyaç vardır. Hepsine azami ihtimam göstermek, ^l|.,|ı’tan >-ardım istemek ve nefsini doğruluğa, sabra ve tahammüle ^lışnmınkla kalkılabilir.
19.Askerlerin başına getireceğin adama çok dikkat et! Allah’a, jjfsûlü’ne ve devlet başkanına daha bağlı ve sadık, kalbi hepsinden veaklı hepsinden üstün olmalıdır. Kızgınlıkta ağır davran-özürleri sükûn ile dinlesin, zayıflara acısın, kuvvetlilerden de ^aak dursun.
20.Şerefli ve itibarlı, şecaat sahibi ve yüksek meziyet sahibi kim-jglere iltifat et. Bunların sana minnet ifadeleri az olsa da gözüne kapken hakir görünmesin.
21.İşlerin büyüğünü görüyorum diye küçüklerini takipten geri (hırına.
22.idareciler için ülkede adaletin ayakta durmasından ve halkın sevgi gösterisinde bulunmasından daha büyük bir saadet ve huzur lesilesi yoktur. Zira yürekler .salim olmadıkça sevgi gösterilemez.
23.Övgüye lâyık olanları sena etmekte ve başarıları övmekte kusur etme. Bu durum şecaat erbabım coşturur, gayretsizleri de
gayrete getirir Mevkiinin kütüklüğü hır adannn kfyınff,„, hhğını hafife almana sebep olmasın. Aitınclan kalkajnadı^j,,, \ ve Resûlü’ne havale et, İnsanları iyice tanı. Sakın birinin h, \ difteri ile lx‘raber
24- Halk arasında hüküm verecekleri, bıı ı^ten sıkılmaya nirleuip inatlaşmayan, hatasında ısrar etmeyen, ıııerıfaat ’ olmayan, meselenin künhüne vakıf olmadan hüknıetIneyc•n_ç^^^ Icrde çok duran, delile kuvvetle sarılan, övülme ile şınınnnayan \ yecanla eğilip bükülmeyenlerden seç. Böylcler pek nadirdir. '
25.Memurlara zaruretlerini giderecek, halktan ihtiyaçlar^, derecek kadar ihtimamda bulun. Bu din kötü adamların dlerit,,' esir oldu. Onun namına istenilen yapılıyor ve onun ile dünya edilmeye çalışılıyor.
26.Sakın şahsî yakınlık ve tesir altında kalarak hiç kimse)^,^ zife tevdi etme. Zira bencillik ve tarafgirlik zulüm ve hıyanete ren iki sebeptir.
27.İyi hâlleri ile bilinen ailelerden gelen, iyi yetişmiş, tecrübe haya sahibi, İslâm’a hizmeti geçmiş kimseleri ai'aştır. Zira ahlâkide, rüşt, namus ve şerefi sağlam olanlar tamahın cazibesine az İcapı.'^ ve işlerin varacağı neticeyi en iyi görürler. Bunların geçimlerinidj en h'i şekilde temin et.
28.Denetime önem v’er. Arkalarından vefıılı, doğruluktanaynj. mayan gözcüler gönder.
29.Yardımcılarına karşı ihtiyatlı bulun. İçlerinden biri ihanet eder, bunu ispat edersen hak ettiği cezayı bekletmeden vermelisia
30.Vergi yönetimine ve kalkınmaya büyük önem ver. Verginin adil ve sağlıklı olması, diğerlerinin de sağlıklı olması demektir. Hafit vergi gelirlerine dolayısı ile vergi ödeyenlere muhtaçtır. Halkın imarına ve memleketin kalkınmasına sarf edeceğin emek, vergi toplamaya harcayacağın gayretten fazla olmalıdır. Zira ödeme gücü ancak ülkenin kalkınması ile elde edilebilir. Kalkınma olmadan vergi toplamak isteyen memleketi harabeye çevirir, halkı helak eder, in--lelerinin defteri de kısa zamanda dürülür.
31.Zor dürümdakilere yardım et. Felâket ve afete uğrayanların
dertlerine çare bulmada, yardımcı olmada hiçbir fedakârlıktan kaçınma. Bu şekilde onlara sarf ettiğin sermayeyi sana fazlası ile iade edeceklerdir. Günün birinde yardımlarına dayanacağın bir hâdLse zuhur eder, centaflexgönül ho,şlugu ileüzerine alır taşırlar.
^^.-ılkınmayı t'sas al. Kalkınmış ülkeler yük tanımaya nıüte-^jjlfjir;yüklediğini Kutürebilir Memleketin harapulma.sı, lıalkı-^t’fiileü’ tlü^nıesindetlir. Ahaliy i sefil e<len .seb<‘t)leı cic idarecıle-toplamaya düşkünlükleri, mevkilerinde nzım şiire kalma kjr de gelmişten ibret almamalarıdır.
vatımda sana karşı gelmeye cüret edenlealen olmasın.
'^rıı^ılıiluA'*^^ müdrik bulunsun. Kendi kıymetini bilmeyen başkti-lokaii hiç bilmez.. Sadece gorilnüşe değer verme. Çünkü insanlar lıiiıii'' ına'''*'^ tavırlar takınarak gayretkeşlik ederek görünüşlerine * v.ililerin güzüne girebilirler. Böyle bir yaklaşımda ihlâs yoktur. ^.ıi(lt*n önceki valilere iyi hizmet etmiş, iyi nam bırakmış olanları Gtncnilirliklerine dikkat et. İşleri taksim ederek her kısmın f^ışinn birini geçir ki iş büyük olursa altında ezilmesin, çok olursa j.ıgılnıa.sin. Şau't memurların hatasını görür de sen aldırmazsan j^oiHİm utanılacak duruma düşersin.
.^4, Ticaret, sanaja ve ticaret erbabına iyi muamele et. Daşkala-rınatlfl husu.sta öğütte bulun. Bunlar memleket için hayırlı hiz-ıııotlcrin sebebidir. Bunlar memleket için barış ve güven adımlarıdır Nc kargaşa çıkarmalarından korkulur, ne de fesatlarından endişe ^jlir. Bunların gerek senin yanında, gerek ülkedeki işlerini takip et. .stokçuluk ve alışverişteki hilekârlığa m<âni ol. Bu halk için zarar, idareciler için ayıptır.
35.İhtikara mâni ol! Zira peygamberimiz (s.a.v.) ihtikârı men elııiiştir Alım-satım doğru tartılarla olmalıdır. Fiyatlar da alanı da «atanı da ezmeyecek mutedil ölçülerde olmalıdır. Ya.saklara uyma-ranları da ifrata varmamak şartı ile hemen cezalandır.
36.Fakir ve yoksullar hakkında Allah’tan kork. En uzaktakile-rin de en yakındakiler gibi haklan vardır. Bunların hepsini gözet.
Bu haklar sana emanet edilen bir vazifedir.
37.Hiçbir işi basit görerek ihmâl etme. Sakın azamet seni onlarla uğraşmaktan men etmesin. Sana kadar gelmeyen işleri .sen araştır. Sırf bunlar için Allah’tan korkan, alçakgönüllü ve emin adamlar tahsis et ki arada vasıta olsun ve onların işlerini sana bildirsin. Zavallılara ekşi surat gösterme. Aşağı ve hor görülen ve kimse tarafından hesaba alınmayan en ziyade adalet ve yardıma muhtaç olan-lann işini gör. Öyle çalış ki Allah’ın huzuruna çıktığın zaman “Elimden geleni ve gücümün yettiğini yaptım!” diyebilesin.
No comments:
Post a Comment