centaflex ve islam savasları11

centaflex ve islam savasları11

 bugün aksam olsu yine sizlere en güzwel bilgileri yazan centaflex diyorki HZ. ALİ’NİN (r.a.) ZÜHD VE TAKVASI Hz. Ali (r.a.) çok üstün bir takvaya sahip idi. Kur’ân’da Fetih Sûresi’nin 29 ayeti sahabilerin bazı hâ\ y liklerinden bahseder.Tefsir âlimlerinin çoğu “Onları rükûa varırken ve secde e görürsün. Allah’tan lütuf ve rıza isterler." beyanındaki maksat Ali olduğunu söylerler.
Hasen b. Salih b. Hay der ki: Zahitlerden bir grup ^ Abdulaziz’in huzurunda züht konusunu müzakere ettiler. ( Abdulaziz:
“Dünyada en zahit insan Hz. Ali b. Ebi Talib’dir.” dedi. Adamın birisinden rivayet edilir ki, o, Hz. Ali’yi bir eş binmiş her iki ayağını da aynı tarafa sarkıtmış olarak görmü Hz. Ali (r.a.);
“Ben dünyayı önemsenmez hâle getirdim.” demiş.^'^ Hüşeym, İsmail b. Salim, Ammar el-Hadramî isnadıyla E Zazân’dan şöyle anlatır:

Adamın birisi Hz. Aliye bir şey anlattı. Hz. Ali ona, Görüyorum ki bana yalan söylüyorsun!” dedi. Adara, “Hayır söylemedim!" dedi. Hz. Ali de:
LntM-llalan-HoddiKi ct öyleysf!" dcyinco H/.. Ali ele bi'dılua cUi. Adam çok gt.,.nıtHİen kör olciu.'''^
Ata b. l'is-Saib, Ebu’l-Buhtorî aracılığıyla Hz. Ali’ı-ıiu “İnsaınıı cV-'terini cıı iyi soğutup rahatlatan şov, bilmediğim bir şey Vıakkmda so-nıldugniKİa 'ALI.AH daha iyi bilir!" ıliyebihncmdir." dediğini söyler.
Hayscıne b. Abdirrahnıan Hz. Ali'den nakleder; "Kini insanların kendine insaf etmesini istoı-se kendisi için neyi .seviyorsa onlar için tle aynısını sev.sin."^'
Anır b. Murra, Ebu'l-Buhterîden naklediyor; Adamın biri Hz. Ali'yi ö\dü. Zira Hz. Ali'den kendi hakkında yaptığı bir şey kendine ıılaşmtŞ idi. Adama “Ben senin dediğin gibi değilim. Ben senin içindt beni anladığından daha yukardayını!'’ dedi.*’”
"Saduk” dereceli bir ravi olan Muhammed b. Bişr el-Esedî, zr yıf bir ravi olan Musa b. Mutayr aracılığıyla Sa’sa'a b. Sûhânin şöy ankıfbl'”' söyler:
Hz. Ali vurulduğu zaman biz yanına geldik ve “Yerine birini V life bıraksan!” dedik. Hz. Ali de: “ALLAH size hayır istiyorsa içinh en ha>arlınızı başınıza reis yapar. Nitekim bizim hayrımızı arzula Hz. Ebu Bekir’i halife yapmıştı.” dedi.**^
Şa’bî, Ebu Vail, Abdulmelik b. Sela’, Abdihayr olarak başka bi nad ile Hz. zVIi’nin, “Hz. Ebu Bekir halife seçildi. Resûlullah’m (s ameliyle ve onun sünnetiyle amel etti.” diyerek yukarıdaki gib dişi nakletmiştir.7“
Hasen b. Umara, Hakem yoluyla Eba Vâil’den. Hz. Ali’ye, “Bize yerine birini tavsiye etsene!” denilince;
“Resûlullah yerine birini seçmedi ki ben de seçeyim. An LAH insanların hayrını arzu ediyorsa Peygamberden sonra içlerinde en hayırlı olanın etrafında topladığı gibi yakında da en hayırlılarının centaflex etrafında
lyorum.” dedi. Onlar da, “Peki o vakit ALlÂN^ sen uona ne diyeceksin?” dediler. Hz. Ali d^N\, eni onların arasına dilediğin bir süre bıraktın. Sonr^S lüe aldın — j_ onlarlasın. Dilersen onları isla\!^
n arasına ( aldın. Şimdi sen de on arı ifsad edersin!” dedi
5- HZ. ALİ’NİN ADÂLETİ
Bir gün bir müşrikle boğuşurken onu yere yatırmış, nıiş tam öldüreceği sırsda o müştik Hz. Ali nin mübarek kürür. Hz. Ali müşriki öldürmekten vazgeçer.
-r seni Allah için öldürecektim ama sen yüzün, rünce işin içine nefsim girdi, ihlâsım zedelendi!
Hz. Ali’nin bu sözü üzerine o pehlivan dedi ki, bu hâlis bu fütüvvet sizde vardır. Dininiz hak dindir. Bana imamteU imana gele3dm. Hz. Ali ona kelime-i şehadet telkin edince man oldu.
Bir olayda 5 kişi hakkında hüküm Esbağ bin Nübâte’den nakledilmiştir:
“Beş kişiyi zina suçuyla Halife Ömer’in yanma getirdile onların her birisine şer’i had uygulanması için emir verdi. C zır bulunan Hz. Ali şöyle buyurdu:
“Ya Ömer, bu onların hakkında verilmesi gereken hüküm
Ömer, “O hâlde (uygun) haddi onlara siz uygulayın!” d fz. Ali,
Onlardan birisini öne alıp boynunu vurdu; diğer bir îtti; bir diğerine kırbaç haddi uyguladı; dördüncüsüne b psı kadar (50 kırbaç) vurdu; hprineic;..!
Bunu goıvn Malite Ömer, hayrete tlüştü; insanlar ila şa^sırıp kalıh. OııuT şöyle dedi: "Ey Ebalhasan. tek bit olayda sikIu olan beş kişiye ■nn ayrı beş hükiını uyguladın ki biıjbiı isi dikerine ben/.eniiyov (.bunun sebebi nedir)?”
Hz. Ali şöyle buyurdu:
Bunlardan birincisi /.ımnû (İslâm devletinde yaşayan kitap ehli) idi; (işlediği suç ile) zımmîlik v-asfını kaybettiği için Itaddi kılıçtan başka bir şey değildi.
İkincisi evli bir kişi olduğu için haddi recm idi.
Üçüncüsü bekâr olduğu için haddi yüz kırbaç idi.
Dördüncüsü köle olduğu için cezası kırbaç haddinin yarısı idi. Beşincisi ise akılsız bir deli idi (ve dolayısıyla her hangi bir cezayı liik etnıenıişti).”
Bir erkek, bir kız çocuk üzerinde ibtilâf eden iki cariye Câbir Cu’fî, Temim b. Huzâm el-EsedVden nakledilmiştir-. “Vlalife iıner’in yanma bir erkek ve bir de kız çocuk üzerinde ihtilâf eden iki iriye getirildi. Ömer şöyle dedi; “Sıkıntıları gideren Ebûlhasan CAli") ■rededir?” Hz. Ali’yi yanma çağırdılar ve o olayı kendisine anlattı.
Hz. Ali, iki şişe istedi ve onların ağırlığım tarttı. Daha sonra çarelerden her birisinin şişelerden birisine sütlerini sağmasını emdi. Ardından sütleri tarttı ve biri diğerinden ağır geldi. Bunun üze-le şöyle buyurdu:
“Erkek evlat, sütü ağır gelen cariyenindir, kız evlat ise sütü ha olanın.”
Bunu gören Halife Ömer, “Bu hükmü neye dayanarak söyled Ebel-hasan?” diye sorunca, Hz. Ali şöyle buyurdu:
“Çünkü Allah, erkek bebeğin payım kız bebeğin payından dî a belirlemiştir!”
İki kadının bir çocuk üzerinde ihtilâfı ialife Ömer zamanınıza iki kadın bir (^ocıüc üzerinde Mi\â lirisi çocuğun kendisine ait olduğunu iddia ediyordu ve hiç ahidi yoktu. Halife Ömer, hüküm vermesi i(jm Hz. Ali’ye (3 fz. AJi, iki kadını yanına çağırdı. Onlara vaaz edip ho î ve ihtilâfta devam edince, “Bana bir testere getirini”
“İki kişi Kureyş’ten bir kadının yanma gelerek 100 dinar ^ ona emanet ettiler ve “Bu emaneti bizden herhangi birimiz şına gelip isterse, ona vermeyeceksin; ancak ikimiz bir arada sek, emaneti teslim edeceksin!” dediler.
Aradan bir yıl geçtikten sonra iki kişiden birisi kadının' gelerek şöyle dedi:
“Arkadaşını vefat etti; dolayısıyla parayı bana teslim et.
Kadın önce tereddüt edip parayı vermek istemedi ancaV kadının akrabalarını devreye soktu ve kadının üzerinde be rarak altınları vermeye mecbur bıraktı, bonra aradan bir 1 geçti. Bu sefer diğer adam kadına gelerek parayı ondan İst dm ona şöyle dedi:
“Arkadaşın senin öldüğünü zannettiği için bana gelip ı istedi; ben de ona verdim.”
Adam bunu kabul etmeyince aralarındaki ihtilaftan dol; Ömer’in yanında dava açtılar ve adam Halife’nin kadının büküm vermesini istedi. Ömer adamı haklı bularak kadın; rumlusun (adamın parasını kendisine vermelisin)!” dedi, raz ederek şöyle dedi: “Bizim hakkımızda hüküm verme' )in Ebî Talibin yanına gönder.” Ömer de bunu kabul etti, liye intikâl etti.
“Adalet için en büyük talihsizlik, devleti idare edenin zalitnliği-ılir!" sözleri, kendisinin adfılet konusunda ne kadar kapsamlı düşün-j^j^ünün bir ifade.sidir. Türn yaşamı boyunca adaletten sapmamış ve yaşamı ile de buna örnek olmuş bir büyük "Vehullah’tır. Bu konuda o kadar net konuşmuştur ki, “Adalet ve eşitliği gözetme, siyasetlerin eıı iyisidir." diyecek kadar adaleti gözetir ve haksızlıklardan kaçınır.
Adilletli davranmayı yayınladıkları genelgelerde de sürekli vurgulayan Hz. Ali, yöneticilere yönelik “Adîılet, halkın dirliği ve düzeni, idarecilerin ise süsü ve güzelliğidir.” sözleri ile adaletli davranmayı sürekli teşvik etmiştir.
6-HZ. ALİ’NİN (r.a.) CÖMERTLİĞİ
Hz. Ali fakir ama gani bir insandı, cömertliği dillev destandı.
Kendisinde olanı pay etmeyi çok severdi. Evinde ve yanm< fazla bir şey tutmamaya özen gösterirdi. Bir gün kabristana uğra
“Ey kabir ehli, ey çürüyenler!” diye hitap edip devamla, “ haber? Burada mallar taksim ediliyor, çocuklar yetim, ölenh hanımları başkalarıyla evleniyor. Bizdeki haberler bunlar; sizi» ne haber?” Sonra yanındaki KumeyVe döndü, “Ey Kümeyi eğe' lara izin verilseydi diyeceklerdi ki; Azıkların en iyisi takvadr Kümeyi, kabir âlemlerin sandığıdır, ölürken her şey sana göst Hz. Ali (r.a.) hurma bahçesinde akşama kadar çalışmış ; da devesinin üzerine bir çuval hurma yüldeyerek evinin yolu muştu. Devenin yuları yardımcısı Kamberin elinde idi. Ker önde gidiyordu. Medine’nin içine girdiklerinde yolun kenarn ses geldi. Yoksulun biri elini açmış sızlanıyordu.
“Ne olur Allah Rızası için bir yardım'.”
Sesi duyan Hz. ALİ arkadan deveyi çekip gelen Kambe - Kamber ne istiyor bu yoksul?^
Geçiminde kendini taklide kalkışana, “Ben mü’minlerin onların en yoksulunun geçindiği gibi geçinmek zorundayım?!' yuran, kışın ısınmak için sırtına attığı köhne kadife parçasını^ “Beyt ul-mârden almayıp, Medine’den getirten Hz. Ali’dir.
Kuru ekmeği yemeye çalıştığını görüp şaşıranlara, “Hz. Res% bundan daha katisını yerdi!” diyen Hz. Alidir.
Dünyadan, dünya lezzetlerinden çekinirdi. Gece garibli^ esenJeşirdi.
Çok ağlardı, uzun düşünürdü. En değersiz elbiseyi giyer, e ğersiz şeyleri yerdi. İçimizden birisi gibiydi; o kadar yakındtV yine de heybetinden söz söyleyemezdik. Din ehlini ağırlar, yoksv düşer kalkardı. Kuvvetli o varken kötülük edemez, zayıf adâlel meyus olmazdı. Yasa batanlar gibi ağlar; “Ey dünya” derdi, den başkasını aldat, ömrün kısadır senin, değerin az. Âh âh, azlığından, yolun uzunluğundan, yatılacak yerin katıhğmdai lacak yerin ululuğundan”
Hz. Ali insanların dünya malı için çok fazla tasarrufta bu sına hoş bakmazdı. Kimsenin yerin altına fazla bir şey götüt ^eğinden hareketle ‘Ey Âdemoğlu, ihtiyacından fazla kaz i, başkası için biriktirmedesin!” diyerek buna özellikle di P^y^^Şnıacılığın çok büyük erdem olduğı îtırveher ahlâkine
başkaları ile yaplaşnıayı önerirdi. Tabiî eldeki olanak veya ninıeilevı sadece dünya malı ile de snnt'landırmazdı.
7 - HZ. ALİ’NİN (r.a.) ŞECAATİ
Gözü pek, korkusuz bir eengüvcrdi. Allab’ın Asiarvı unvanına bi-hakkın lâyık bir delikanlı idi.
Hz. Ali savaş meydanına ayak aVtı mı, karşısındaki babay\|,iüe-rin göğüsleri daralır, renkleri sararırdı. Hz. Ali’nin darbeleri kendisine mahsustu. Büyük kahramanlardan bir kısmı, onun bir darbesiyle can vermişlerdi.
İbn-i Hadit, Sait’ten naklen diyor ki;
“Ali (r.a.) demirden dağdır, kâfir ve münafıklar için tehlikeli idi. Müslümanların izzetini, müşriklerin zilletini Cenâb-ı Hak, İmâm-\ Ali’nin eline bırakmıştı. Ali’nin (r.a.) şecaati, putperestliğin ortadan kalkmasına sebep oldu.”
Bu sebepten Hz. Peygamber buyuruyor;
- Eğer Ali’nin Zülfikâr’ının darbesi olmasaydı, İslâm ayakta kalamazdı.
Zübeyr bin Avm diyor ki;
“Hiçbir savaşta kimseden korkmadım ve çekinmedim. Ance Ali’nin karşısına çıkınca onun şiddet ve vahşetinden kendimi ks beder gibi oluyordum. Onun reşâdeti ve savaşlardaki babayiğit! herkesi hayret ve taaccüpte centaflex bırakıyordu.”
Uhud Savaşı’nda, Hendek Savaşı’nda ve Hayber’de babayiğ rin, kahramanların öldürülmesi, Hz. Ali’nin şecaatini herkes nıttı. Hicret gecesi, Hz. Peygamber’in yatağında korkmadan te şına yatması, onun şecâatini göstermez mi?
Hz. Ali, savaş meydanlarında düşmanına ancak bir dar rurdu. İkinciye lüzum görmezdi. Onun için;
“En derbeti aliyyin kanet bekreiı”
(Ali’nin vuruşu bir keredir) fıkrası ma’ruftur. Bir darbesi ile karşısındaki pehlivanların pek çoğu y de, ölmese de ikinci defa kılıç vurmazdı.
dürdü. Öldürdüğü /cı’şı7er arasıncİ£i Hz. A<lnav^iyo*nin clocJesi yısı Ve7/d ve kardeşi Hanzala cia v'arcJı.
Uhud Savaşı'nda ise Keıreyş savnşçılanncian clokuy: ki^iy^ pişti ve bedeninden an altı yara alxı-ıasına ragmon galil> şardı. Bu savaşta son ana kadar Hz. F^eygaınbor ilo boraHer Şia inancında, Hz. Cehrail^in, Hz. Ali’nin b»u fedakârlığını birkaç defa,
fetH illa Ali, la seyre illa
(Aliden başica yi^it. ZiUni^ar*€İ^n başica yoUtu,^
dediği rivayet edilir. Ancak bu sözün I>eygamt>er efendimiz tarafından söylendiği rivayet edilmektedir kî, sahibi elan da burV^ Hendek Savaşı nda, Araplann ünlü kahıı^mam t»in Ahdu%x^^
hendeği atıyla aşması üzerine garpiî?tılar. AjTtr a göre daha nümJü olmasına ve Amr’ın küçümsemesine rağmen Hz. galip
Amr’m, Hz. Ali tarafından yenilmesi lVIedıne’>d Un^^atıan ye VxıV
şatmayı destekleyenler arasında üzüntü ve limitsizliU meydana^
tirdi. Hendek Savaşı nın Müslümanlar lehine sonnçianmasında \
Ali’nin bu başarısının önemli bir yeri vardır.
Hayber Savaşında, ilk iki taarrnzvı yönetenler İ3İr- lz>a§arı sa yamayınca Peygamber’in sancağı A.li’ye verdiği, Ali İDİn E.V>\t TaV de o gün düşman savunmasını kırarak: düşmana Içarşı galip g meşinde büyük rol oynadığı söylenir.
Harb sanatını çok iyi bilen hir savaş üstadı idi Ali. C13iğer d lar için Bkz. Savaşlar Bölüınü)
8-HZ. AHİ’NİN Cr-aO KJERAlVIETl_.EK.t
Keramet sahibi tüm ilimleri yİ3İ'r
Muaviy (r.a.) Şam vâlisi idi. Bir gün etra€xv^aayUere
-Keşke ne zaman öleceğimi bilseydim
-Bunu nereden bilebilirsin ki?
centaflex yazdı..

No comments:

Post a Comment