centaflex ve islam savasları93
sizlere en güzel bilgileri yazan centaflex diyorki Hz. Haşan çok evlenip, boşanmasıyla da üne sahiptir. Hatta bir ara babası Hz. Ali, bu yüzden onun evlendiği kadınların kabilelerinin kendi ailesine karşı düşman olacaklarından korkarak, Kûfelilere açıkça oğluna kız vermemelerini söylediği rivayet edilir.*^^Allah Teâlâ’nın helâl edip hiç hoşlanmadığı şey keyfi eş boşamaktır. Onun için bu boşamaların keyfî olduğu kanaatinde değiliz Boşanmanın buğza sebep olması; eşlere -veya eşlerden birine büyük psikolojik bir darbe olması, geride kalan çocukların durum boşanan kadın veya erkeğin boşanma sonrası düşebileceği zor ve
64Şeblençi Nuru-I Ebsar 360-364.
...en arasında karşılıklı kin ve düşmanlık dot..' '"'=>1, lardan dolayıdır.
Hz. Haşan konusunda müstakil bir araştırma el-Kuraşi de, onun ancak “on üç kadınla" evlendigin^ç'^*'' liı,^ Evlilikleri gibi, Hz. Hasan'm çocukları konusua^
den farklı rivayetler vardır; Bunların kızlı erkekli olf, ^ '''*1),
Haşan b. Ali b. Ebî Talib el-Hâşımî el-Kuraşî, Hz. Pey^^ en çok sevdiği torunlarından ve O nun “Reyhânesi”, Hz. AU’a' Fatınia’dan doğan büyük oğlu. Hulefâ-i Raşidîn’in beşinci^-, A edilir. İmamiyye’ye göre ise 12 İmam’ın İkincisidir. k
Hz. Haşan, Hz. Peygamber’in terbiyesinde yetişti. Sahih centaflex taplan dâhil birçok İslâmî literatürde, Hz. Peygamber’in torunu^ ne kadar ilgilendiğini ve onu ne kadar çok sevdiğini ifade edenri^.^ yet 1er bu gerçeği göstermektedir. Onunla her an ilgilendiğini^ hç^^ hemen yanından hiç ayırmadığını bilhassa namazlarda biletonnjij nun gelip üzerine çıktığından dolayı, Hz. Peygamber’in sırf onuitnj^ memek için secdesini uzattığını ifade eden hadisler, İlâhi vahye n\ai, har dede ile onun “reyhânesi” arasındaki sevgiyi anlatmaktadırlat.ı.
O boşama eyleminde helâl dairesinden çıkmış değildir. Helâldj iresinde kalmakla birlikte, evlâ olmayanı işlemiş olabilir. Şunu â hatırlatalım ki, sahabeler de insandırlar, hoşa gitmeyen şeyleri 1 Jeyebilirler. Onlar kusursuz ve günahsız insanlar değillerdir. Bm bilmediğimiz hikmetler de olabilir. Bizim onları yargılama haki mız yoktur. En doğrusunu Allah bilir
166Ethem Ruhi Fığialı, “ Haşan DİA. XVI, İstanbul 1997, s. 283. (Bakır Şeril Kuraşi, Hayatu’l- İmam el Haşan bin Ali, Beyrut 1983, 2/433- 460).
167Fığialı, “Haşan”, DİA, 16/283, A. Cevdet Paşa, K.ısas-ı Enbiya, Bedir Yayın İstanbul. 1981,1, 616
i;lıl-i Beyfin tahirlifti (tcrlırni/. oluşu). ınukacUloslig,i (,»;ok kutsal „|usliirı), Kur'ûn ile sabittir.""' Uı/.c sö/, düşmez.
O günün şartları iğinde. Hz. I la.san'ın ondan ı;ok kadınla evlen-^,e.si vv boşaınaKartla bulunması, ı;ok önemsenecek ve abartılacak bir lııısııs dejlildi. Meselâ babası Hz. Ali de. dokuz kadınla evlenmişti.
Bu lıanımlarından on dört erkek, on sekiz kız çoetıftu olmuştu.'”'
Ibazret-i Ha.san’ın soyundan Rclenlerc Şerif denir.
Huzret-i Hüseyin’in (r.a.) Çocukları
Ehl-i Beyt’in tslâm Coğrafyasına Oağılması
Hicri II. yüzyılın yan.sından itibaren bazı Ehl-i beyi mensuplan farklı coğrafyalara dağılmışlardır.
Fas'ta «levam etmekte olan İdrisî Devloti'nin temelleri bu dönemde atılmıştır.
Yine 1 kızar Dcnizi’niiı kuzeyinde Taberistan bölge.sinde, Mekke’de. Vemen’de Ehl-i beyt yönetimleri ortaya çıkmıştır. Ticaret yollan vasıtasıyla Kore’ye kadar giden Ehl-i beytten bahsedilmektedir.
Ayrıca Türki.stan bölgesi ve Malezya gibi bazı bölge insanları, Ehl-i beyt mensupları sayesinde Müslüman olduklarım söylemektedirler. Yerleştikleri bölgelerin yerel halkıyla yaptıkları evlilikler sonucunda da, Arabından Çinlisine, Türkünden Acemine kadar farklı farklı ırklara mensup Seyyid ve Şerifler doğurmuşlardır.
Hz. Hüse>’in efendimizin soyu Ali Zeimelabidin vasıtasıyla devam etmiştir. Hüseyin efendimizin neslinden gelenler “Seyyid” unvanıyla anılmıştır.
Çocukları:
1İbnü’l-Esir’in beyanına göre, Hz. Hüseyin, Ebü Murre b. Urve Sakafi’nin kızı Leyla ile evlenmişti. Bu hanımından Ali Ekber adında bir oğlu dünyaya gelmişti. Ancak Ali Ekber, Hz. Hüseyin ile birlikte Kerbelâ’da şehit olmuşlar.
2.Hz. Hüseyin, Kelbli İmrü’l-Kays’m kızı Rebab ile evlenmişti. Bu hanımından Abdullah adında oğlu dünyaya gelmişti. Ancak Abdullah, Hz. Hüseyin ile birlikte Kerbelâ’da şehit olmuşlar.*’^
169Murat Sarıcık, Dört Halife Dönemi, 1-2/ 191- 194
170Ibnü’l-Esir, El-Kamil, ,4/.92, B.Y. ve Taberi Tarih-i Taberi, .3/.243. E.O.Y.
171İbnü’l-Esir El-Kamil, 4/92, B.Y.
172Taberi, Tarih-i Taberi, .3/243, E.O.Y
Fatımn, Sukeyne (Sakine) ve Zeyneb adında üç ki, ınişti.-’s
Yukarıda mevcut en eski eserlerin tetkikinde de atık ' Hz. Hüseyin’in şehit olduğu gün iki erkek çocuğu vc çocuğu hayatta idi. Hz. Hü.seyin’in nesli. Anır ve Ali Ası,^''*0
Abidin) adlı oğullarından devam etmiştir.
Hazrct-i Hüseyin’den B. Zaman Hazretlerj’^^ dar gelen Nur nesli
-İmâ 111 Hüseyin
-İmâm Zeynelâbidîn
-İmânı Mııhammed Bâkır
-İmâm Câfer Sâdık
-İmâm Mûsâ Kâzım
-Tac’ül Arifin Ebıı-1 Musa
-İmâm Ali Rızâ
-Mârûf-ı Kerhî
-Serî Sakatı
-Cüneyd-i Bağdadî
-Ebûbekir Şiblî
-Abdiilvâhid Temîmî
-Yûsuf Tarsusî
-Ali Hekkârî
-Ebû’l Haşan Ali Karşî
-Ebû Saîd Mübarek
-Abdül kadir Geylânî
-Ahmed er-Rufai
173İbnU’l-EsirEI-Kamil,4/.93 B.Y,
174İbnü’l-Esir El-Kamil, 4/86-87, B Y. Tarih boyunca, İslâm Mczhebleri vç ^ 380-381, E.Y.
175AbdOlkerîm Kuşeyrî, Kuşeyrî Risalesi, (Tercüme: Süleyman centaflex Uludağ),Dergj yınları, İstanbul, 1978.
, IUHİiıiz/-4nn«” R«hi önemli meyveler .ırnn/Iarın arkasmdnn tahlyyütta okııduftıımuz Lhl-i beyte sa-dun-'^ı umum ümmet umum tıam.'i/mda günde 5 defa tekrar ,ftıkleri bu dua bilrnü^iahcde kabul olmuştur ki, Al-i Mubanımed (siıv)8*^' oylt? bir vaziyet almış ki, umum müba-
PCİc silsilelerin başında, umum aktar ve asarın mccmalannda u mirini zatlar kumandanlık ediyorlar.
lîhl-i Beyt’c Verilen AJtı özellik
ZcvneJabidin Hazretleri Şama, Yezid'in yanına götürülürken, bir jx;rdc konaklıyorlar. Orada bakıyor ki bir imam hutbe irad ediyor. O ijjınıan imamlar hep tutulmuş, satılmış. Hz. Ali nin ve Hz. Hüseyin’in .-ıleyhinde hutbe irad ediyorlar. İmam resmen sövüyor onlara.
İmanı Zeynelabidin: “Bir hutbe de ben okuyae.ağım.” diyor. Orada 5i,nki ikinci bir Veda Hutbesi gibi bir hutbe veriyor. Çıkıyor, ayet-i ke-rinıe>'i okuyor. Cenâb-ı Peygarnber’e buyuruyor Ccnâb-ı Hak:
“Sen onlara söyle; “Ben bu yaptığım hizmetin karşılığında, sizin hidayetinizin karşılığında, hu dini mübînin karşılığında .sizden bir ücret istemiyorum.” (Şura, 23)
Allah’a davetimden dolayı sizden bir beklentim yok, bir ücret de talep etmiyorum, bir şey istemiyorum.
"Bir şey var ki, o da Eldi Beyt’imi sevmenizdir. Bunu istiyurum” buyuruyor.
Ayef-i Kerime’de Allah-u Teâlâ, Efendimiz’e “böyle de” diye emir buyuruyor. Yani “Sizden bir şey istiyorum ki, o da Ehl-i Beyt’i korumanız, kollamanız ve onu sevmenizdir!” buyuruyor.
Bu ayet-i kerimeye göre Ehl-i Beyt’i sevmek farzdır.
İmama bu ayeti okuyor ve buyuruyor ki: “Siz bugün bunu yapamadınız. Allah’ın emanetini ve Resûl’ün emanetini koruyamadınız, ona sahip çıkamadınız.
Allah Ehl-i Beyt’e altı şey vermiştir. Bu altı şey sizde yoktur, siz ne kadar da uğraşsamz bunların gerçeğini elde edemezsiniz.
4-Ccnâb-ı Hak Ehl-i Beyt'e şecaat, cesaret y^ bir şeyden korkmamışlardır. Hz. Ali'nin, Hz. Uuaç"''’"'ı, lardan sonra gelen imamların duruşlarına bakın. Oıîu’'V ' Esedullah’tır.
5-Allah-u TeMâ Ehl-i Beyte fesahat ve Vıelâgat vetm-bet, konuşma kabiliyeti vermiştir ki, Hz. Alinin '"itbcleri Hatta kadınlarında bile... Mesela Hz. Zeynep. Ijamdabit^^V yapmıştır, neredeyse kâfir Yezid bile ağlayacaktı. Sonra kilcniyor diye susturmuştur Hz. Zeynebi
6-Muhabbet ve sevgi. Allah insanların kalbine bizim yerleştirmiştir. Bizim sevgimiz insanların kalbine inzal
“Bu altı özellik bizde olduğu sürece siz bm yeryüzünden^
yeceksiniz. Allah’ın lütfü bereketiyle Resul ün %e cedlerimizi^v^ metiyle, biz yine bir yerde, bu özelliklerimiz e intişar edece^ ' seleceğiz, yüceleceğizl” diyor Hz. Zeynclabic in.
İşte Zej'Tielabidin’den öyle bir yayılıyor ki bugün düttyaninv tarafına dağılmışlar Elhamdülillah. Afrikasından tut ^^a’sma,ı^ Asya’sına, Kufkaslanna kadar her yerde var. Bizah u o lar olduğu gibi sevenleri de ziyadesiyie varlar e ham üVıllalv, ^ Beyt dostları her yerde var.
ON İKİ İMAM; İSNA AŞERİYE Şia mezheplerinden Cafeviye veya İmamiye-i \sna aşcr\\,’c hebine göre din ve dünya işlevini düzenleyen ve dini önder \ cet olarak kabul edilen on iki rehber.
İlki Hz. Ali olan bu on iki imamı mezheplerinin teme Şiîlere verilen isim de “İsna Aşeriye’dir.
Şia içinde çok önemli bir yere sahip o\an \mam\ye mn ç( Ca’fer-i Sâdık dâhil olmak üzere i\k altı imam hakkında tikleri hâlde, onun ölümünden sonra (148/765) inıameün dan hangisine geçtiği hususunda
p,ı inanca göm, imamet, I İz. Ali’den haşh\vanık onun oğullan Hz. w daha sonra Hz. Hüseyin’e intikâl eder. Hz. Hüseyindcrı de |.^,j.i„(ivvugraınaksızın babadan ogııla geçemk on iki imamı tamam-|(ir çoğunluğunu teşkil eden ve sonraki devirlerde İmamiye ,jcnilino<’ akla gelen, bu İsnâ Aşeriye’dir.'”
Sonuncu imam, Mubamnıed el-Mehdî’nin, beş altı yaşların-(lavkcn babası ^’efnt etmiştir. Şia inancında el-Mehdi, el-Muntazar, Siilıibu’z-Î^ıman, el-Hucce, el-Kâim gibi sıfatlarla da anılan bu on ıliinci ve sonuncu centaflex imam Mubamnıed el-Mehdî, Şiilere göre, on yaşlarındayken Samarra’daki babasının evinde Serdab’a (yeraltı odası) pirmiş ve bundan sonra geri dönmemiş, izi kaybolmuştur. Ancak o olnu’iniş, bir gün geri dönüp Şia iktidarını temin edecek, yeryüzün-jjfiı zıılnüı kaldıracak, adaleti getirecektir.
Fakat Şia dışındaki İslâm uleması, Muhammed el-Mehdi’nin 27s/888’de vefat ettiğini benimserler. Bazı tarihçiler ise aslında Haşan el-Askerî'nin hiç evlâdı olmadığını, dolayısıyla son imamın ya-ş.mındıgını ileri sürmüşlerdir.
Şiilerin inancına göre on iki imamın asıl görevleri; Hz. Pe>'gaml)erln misyonunu devam ettirmek, insanların dünya ve ahiret hayatlarını tanzim etmektir. Bu görevler, onlara göre, ayet ve hadislerin delâletiyle, Allah tarafından verilmiştir. Onun için imamlara kesin itaat etmek, onlardan yardım ve şefaat dilemek şarttır.
İmamiye inancına göre; bu imamlar Kur’ân’daıı, Kur’ân da anlardandır. Onlar hüccettirler; her hüccet yani imam kendisinden sonra gelecek olan imamı belirleyip tayin ettikten sonra dünyadan gitmiştir. İmam, Müslümanların en bilgini, en üstünü, en doğrusu ve ismet sahibi bir kişidir. Allah imamların isimlerini Peygamber’e bildirmiş, o da onları insanlara tanıtmıştır.‘7®
Hz. Muhammed hariç bütün peygamberlerden üstün kabul edilen imamların kendileri peygamber değildirler. On iki imam görüşüne sahip olan İsna Aşeriye, Fıkıhta altıncı imam olan Ca’fer-i Sâdık’a
177Bekir TopaJoğlu, Kelâm İlmi, Ismnbul 1981, s, 218.
178Yaşar Kutluay, İslâm ve Yahudi Mezhepleri, Ankara 1965, s. III
tâbi olcluklnnndan. onlara -Ca'foriy.-" cic denilmiştir o yılın başlarından )aıni şâh İsmail Sııtevi ııin iktidara İran'ın resmi mezhebi nıalıiyctiııdo olan anlayış
On İki Inıum mezlıehiniıı (tsna Aşeriyc) te % leri şöyle özetlenebilir:
No comments:
Post a Comment